M.İ.T. RAPORU

M.İ.T.’in Hazırladığı Rapor 

Fettullah gülenin gerçek amaci devletin istihbarat birimlerinin
hazirladigi raporlar da görmek gerekmektedir. Raporlara göre;

Fethullah Gülen, alisilmis ‘Din Adami’ profilinden uzak, din adina farkli söylemleri bulunan kimi zaman ‘Sfenks’ kadar sessiz, kimi zaman Atatürk’ü övmeye gerek duyan, kimi zaman 8 yillik egitime destek verecek kadar reformcu, rejim yandasi ve aydin bir düsünür, kimi zamanda farkli dinlerin temsilcilerine dünya barisi adina çagrilar yapacak, hatta Papa ile fikir teatisinde bulunabilecek kadar da enternasyonal yani güçlü biri olarak görüntüler vermektedir. Tarikat mensuplari da bas imam Fethullah Gülen’den aldiklari fetvalar dogrultusundaki davranislari ile kendi düsüncelerinin zitti olanlara karsi ‘hile mübahtir’ yöntemi ile tedbirler gelistirmektedirler.

Fethullah Gülen’in yeterli bir din egitimine ve bilgisine sahip oldugu kuskuludur. Ama, dini bütünüyle bilmeyen fakat itikatli olduklarina inanan insanlari etkileyebilecek noktayi iyi kesfetmis, üstün bir zeka sahibi oldugu söylemleri de gündemdedir.

Din bilgesi olmayi gerektirmeyen dini hikayeleri, istirap yüklü ses tonu esliginde, sohbetlerinde gözyasi suyu ile kisilerin manevi alanlarina nüfuz edecek sekilde anlatan ve kisileri istedigi yöne sevk etmeyi basarmasi birçok entelektüel kesimin kendisinden etkilenmesini saglamistir.

Gençlerimizin ülke menfaatleri ve degerleri açisindan hangi noktalarda bulunduklari, nihai hedeflerinin ne oldugu tam olarak belirlenmis olanlarla kamufle yetenegine sahip bulunan çesitli maskeler ve kamuoyu destegiyle yollarina devam etmekte olan ve üzerindeki ‘giz’ perdesi tam olarak kaldirilmamis masumane görünümlü kimi organizasyonlarin çekim alanlarina girmelerine mani olabilecek ölçülerde uyarmadigimiz ve yeterli bilgilerle teçhiz edemedigimiz de bir baska gerçektir. Böyle oldugu içindir ki gençlerimiz halen birtakim kisi ya da legal ve masumane görünümlü gruplasmalarin etkinligini artirmada bu kisi veya örgütlerin hedefledikleri noktalara ulasma ve bu yöndeki planlarini hayata geçirmeleri konusunda cazibe merkezi olmaya devam etmektedirler.

Polis akademileri
Gençlerimiz üzerinde oynanan bu oyunlardan da anlasilacagi gibi devletin bazi önemli mevkileri ile birlikte teskilatimiz bünyesinde bulunan basta Polis Koleji ve Akademisi olmak üzere, birçok egitim kurumumuz adi geçen tarikatin ilgi alanina girmis teskilatlanmalari adeta bir sistematige baglanmis gibi devam etmektedir.

Fethullah Gülen cemaatinin devlet içindeki yapilanmasi alisilmis örgütlenme modelinin disindadir. Tarikata göre; makamlar öncelikli, kisiler ikinci plandadir. Bu nedenle kisiler makamlara tercih edilmekte ve gerekirse ya da herhangi bir nedenle güç durumda kalindiginda kisiler feda edilerek yerlerine hazir tutulan kendilerinden olan kisilerin getirilmesi için yogun çaba sarf edilmektedir. Mümkün olmamasi halinde mevcut bürokrat ya da siyasetçilere hos görünmek suretiyle kendi tabirleriyle ‘Kullanabildigin sürece ya da sana zarar vermeyecekse istifade et’ taktigi ile yönetim kademelerini kontrol altinda tutmaya çalismaktadirlar.

Isik tarikati
‘Isik tarikati’ olarak adlandirdigimiz Fethullah örgütlenmesinin yol göstericilik ve irsad edicilik seklinde tanimlanan yapisinin disinda; Fethulllan Gülen’in kendi deyimi ile ‘Dava adami ne muzafferiyetinde ne de maglubiyetinde tavrini degistirmez… Her yüce davada, yerinde sebat edip cepheyi koruma bir yigitlik nisanesidir’ tarzindaki karakter telkini ile ‘Ibni Erkani (ISIK) evlerinde yetistirmeden sabirla pisirip olgunlastirmadan yapilacak her sey ham hayaldir’ seklinde mensuplarina ihtiyat telkin eden, söylemleri gibi birçok beyani isiginda ‘IsIk tarikatina’ geçirilmis örgütsel yapi ortaya çikacaktir.

Marksist literatürde, genelde ‘Militan’ olarak adlandirilan tiplerin yetistirilmesindeki telkin ve inandirma yöntemleri ile Fethullah GÜLEN’In ‘ISIK EVLERI’ ya da ‘Isik kislalari’ diye tanimladigi ve ‘Bayrak yere düsmüstür oradan kaldirilmalidir’ seklinde örtülü olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulusundan önceki döneme gönderme yaptigi ve büyük bir titizlikle gizlemeye çalistigi hedefi için ‘Hizmet insani gönül verdigi dava ugrunda; kandan, irinden dar yollari geçip gitmeye azimli ve kararli; varip hedefine ulastiginda da sahibine verecek kadar olgun ve yüce yaraticiya edepli ve saygili, muvaffakiyetinden ötürü alkislayacagi kimseleri de putlastirmayacak’ seklindeki izahi hem mücadelenin tarzini anlatmaya, hem de lidere tabi olmak suretiyle ondan irsad ve emir beklemeyi telkin ettigi açikça ortadadir.

Hedef: Teokratik rejim
Esasinda; yazinin ekindeki rapordan da anlasilacagi gibi, Fethullan GÜLEN’in kitaplarinda gerçek niyetini gizlemek için kullandigi bazi kelimelerin yerine, gerçekte onun niyetini ihtiva eden sözcükleri koydugumuzda çok kullandigi, ancak ne oldugunu bir türlü izah etmedigi ‘Hedef’inin gelecekte zümre hakimiyetini hedefleyen teokratik bir rejim oldugu hemen anlasilmaktadir.

Seriat yerine Islam, Cumhuriyet dönemi yerine talihsiz dönem veya karanlik ya da upuzun hicranli dönem, militan yerine hizmet erleri ya da Isik erleri veya Isik süvarileri, laik kesimler yerine karsi cephe veya hasim cephe, Cumhuriyet dönemi yöneticileri yerine o kafalar, Atatürk dönemi ya da Ismet INÖNÜ dönemi yerine mabede giden yollarin kapatildigi zaman dilimi, seriat düzeni yerine hedef, Atatürk yerine deccal seklinde deyimler ‘hedefinin’ ne oldugunu açiklamaya yeterlidir.

‘Devleti ele geçirin’
Tarikat liderinin 1950′li yillara atifta bulunarak Said-i Nursi’yi ‘karsi cepheye aksiyoner tavir almamak’ gerekçesiyle üstü kapali elestirerek ‘…50′li yillardan bu yana tam 40-45 yil geçmistir. O dönemde, 10 yasinda olanlar, sayet mevsimi geldiginde üniversite okusalardi, simdi zirvelerde ya da zirveleri zorlayan konumlarda olacaklardi. 20 yasinda olanlar 60-65 yasinda olacaklardi ki bu da onlarin basbakanlar, reis-i cumhurlar seviyesinde en olgun dönemlerini yasiyor olmalari demekti’ ifadesi ile devleti diger önemli mevkileriyle en üst düzeyde ele geçirmeyi amaçladigi anlasilmaktadir.

‘… Bir yandan hasim cepheyi mükemmel isleyen haber alma teskilatiyla içinden tanirken, öte yandan da hasim cephenin ayni faaliyetleri kendi içimizde sürdürmesine müsaade edilmemeli’ tarzindaki mantalitesi ile de emniyet ve istihbarat birimlerini ele geçirme tesebbüsündeki niyeti açikça ortaya çikmaktadir. Yazinin ekinde pasajlar seklinde alinan ve konunun bütününden kopmama düsüncesi ile verilen bilgiler okundugunda Fethullah Gülen’in nelere özlem duydugu net olarak anlasilacaktir.

Eyüp Kayar’in sözleri
Örgütsel yapinin ekli raporda da görülecegi gibi genel hatlari bizzat Fethullah Gülen tarafindan çizilmistir.

Isik tarikati’ndan koparak bir televizyonun ‘Ceviz Kabugu’ adli programinda kamuoyuna yönelik itiraflarda bulunan, ancak, hakkinda su ana kadar herhangi bir islem yapilmayan Eyüp Kayar isimli sahsin, Fethullahçilik (isik tarikati) örgütlenmesi ile ilgili yaptigi açiklamalar genel hatlariyla su ana kadar yapilan inceleme ve arastirmalari teyit eder beyanlar olmasi bakimindan büyük önem tasimaktadir.

Eyüp Kayar’in beyanlari özetlendiginde, ‘Isik Evleri cemaat mensuplarinin yasadigi evler, hücre evleri mahiyetinde, Fethullah Gülen’e göre kapilarina kilit vurulmus zaviyelerin, kislalarin, tekkelerin görevini yapan evlerdir. Bu evlere giris ve çikislar mümkün oldugunca gizlilik içinde yapilir. Isik evlerinden sorumlu bir ev imami vardir. Bu imamlar 6 ayda veya 1 yilda degisir. Evin maddi girdisi ve çiktisiyla ilgilenir yukaridaki imamlara rapor verir. Bu evlerde genelde 4-5 kisi yasar. Umumiyetle kiralanir. Evlerde insanlara yaklasim tarzlari özellikle ögretilir. Fethullah Gülen’in sesi ve görüntülü kasetleri izlenir. Lise ve üniversite ögrencileri katilir.

Cemaatin üç kolu
Cemaat üç saç ayak üzerine kurulmustur. Isik evler, agabeyler ve talebeler. Yeni iliski kurulan ögrenciler ders çalismak bahanesiyle evlere davet edilir, ögrencilere dersleri konusunda yardimci olunur. Zamanla bu ögrencilere sesli ve görüntülü kasetler izletilir ve Fethullah Gülen’in kitaplari okutturulur.

Cemaat 1992 yilindan sonra çok hizli gelismeye basladi. Cemaat ‘Söyleyemiyorsan söylet’ taktigi çerçevesinde cemaat liderine herkes hüsnü kabul göstermeye, hosgörü ile bakmaya basladi.

Bayrak yere düsmüstür, ayaklar altina alinmistir. Tekrar bu bayragin yerden kaldirilmasi ellere alinmasi omuzlarda tasinmasi, uzaya götürülmesi meselesini bu cemaat yapacaktir. Fethullah Gülen ve cemaati hiçbir lakabi kabul etmezler. Her zaman radikal Islam’dan farkli olduklarini vurgularlar. Biz farkliyiz radikal islamcilardan farkliyiz, bize hosgörü ile davranmazsaniz radikal islam güçlenir.

Cemaatin en güçlü oldugu egitim ögretim kurumlari, Isik Evleri, yurtlar, kolejler, Finans kurumlari, Esnaflar, Holdingler, Talebeler, mesleki örgütlenme seklinde de Doktorlar, Ögretmenler, Avukatlar, Polisler gibi.

Siyaset alaninda da örgütlenme vardir fakat bu sempatizan bazindadir. Basin-yayin alaninda cemaat çok güçlüdür. Zaman, Sizinti, Yeni ÜMIT, Ekoloji, Aksiyon, STV, Burç FM gibi örgütlenmeler vardir. Ayrica prodüksiyon sirketleri vardir.

Kadin kollari örgütlenmesi vardir. Kadin cemaat mensuplarina Sakirde, erkek cemaat mensuplarina Sakirt denir.

Egitim ve ögretimde basiçeken Isik Evleri’dir. Isik Evleri kökünü Hz. Muhammed devrinden alir. Fethullah GÜLEN bu evleri Isik Evleri olarak niteler, vaazlarinda ve kitaplarinda bu evlere Ibn-i Erkam evleri der. Ibn-i Erkam sahabedir. Hz. Muhammed’i herkesin disladigi bir vakitte evine almistir. Ibn-i Erkam evlerinde yetismeden, sabirla pisip olgunlasmadan yapilan her sey ham hayaldir. Bu evler cemaatin hücreleri durumundadir.

Her evin bir programi vardir. Her is bu program dahilinde yapilir. Atatürk’e ait hiçbir kitap okunmaz ve okutulmaz. Fethullah Gülen’e mehdi nazari ile bakilir. Mehdi ahir zamanda bayragin yere düstügü vakitte zuhur edecek ve beklenen cemaatin basina geçerek bayragi kaldiracak. Cemaat içinde Atatürk için, Beton Kemal, Musti, Kefere, Deccal, Öküz aleykümselam gibi agir lakaplar kullanilir.

Tek istegi seriat
Devletin Anayasal nizamini degistirerek yerine ser’i esaslara dayali bir Islam devleti kurmayi hedefledigi degerlendirilen Fethullah Gülen ve yandaslari, 28 Subat Kararlari’nin alinmasindan sonra ve özellikle sorusturma ile ilgili yazismalarin baslamasi ile birçok örgüt evini bosaltmis, örgütsel yapilanmaya zarar vermemek için faaliyetlerini mevzii koruma kuralina uyarlamislardir.

Endise verici
Su anda birçok örgüt mensubu ve talebeleri aile evlerinde örgütsel faaliyetlerini sürdürmektedirler. Gülen örgütlenmesinin ekonomik boyutu da göz önüne alindiginda, gelecekte ülkemizi bekleyen tehlikenin büyüklügü endise verici boyuttadir

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.